4 Eylül 2014 Perşembe

Dilek Yarımadası Milli Parkı

Kuşadası'ndayız. 

Bayram tatili süresince kısa bir gezi için gittiğimiz güzel bir milli park; Dilek Yarımadası Milli Parkı.

Dilek Yarımadası Milli Parkı, özellikle Kuşadası'ndaki tatilcilerin denize girmek, kanyonda dolaşmak ve doğa ile iç içe kalmak için gittiği bir yer.

Her ne kadar biz sadece deniz, plaj ve plaj arkasındaki piknik alanlarından faydalanmış olsak da milli parkı bu şekilde genellemek haksızlık olur. Burada, bilimsel amaçlı yürüyüşler yapabilir, orman içinde bisiklet turlarına çıkabilir, 95 farklı familyaya ait 804 adet belirlenmiş bitki türü içinde botanik turu ya da temiz hava içinde doğa yürüyüşleri düzenleyebilir, eşsiz manzara fotoğrafları çekebilir, kuş gözlemciliği yapabilirsiniz.


Az önce de dediğim gibi biz denizine girdik ve piknik yaptık. Gerçekten harika bir denizi var. Biraz soğuk. (Ama girince alışıyorsunuz :) ) Milli parkın koylarda sunmuş olduğu tesisler de tatilcilerin ihtiyaçlarını karşılar nitelikte. Duşlar, kabinler, tuvaletler, piknik masaları, yeterli ve düzenli. Tamam itiraf edelim, piknik masaları yoğun zamanlarda erkenden doluyor ve yer bulmak imkansız olabiliyor. O zaman da örtünüzü yere serip, üzerinde piknik. :)

Saat 9:00 gibi gittiğimiz halde boş masa bulamadığımızı da ifade etmek istiyor ve buradan sabahın köründe kalkıp, milli parka gelip, masalara eşyalarını bırakıp, kendilerine yer ayırıp tekrar evlerine dönen değerli tatilcilerimize teessüflerimizi sunmayı da ihmal etmiyoruz. :) Biz de ne yaptık? Açtık serdik yaygımızı yere güzel güzel pikniğimizi yaptık.

Milli park içinde yaban hayat serbest bir şekilde dolaşıyor, örneğin yaban domuzları. Aşağıda fotoğraflarını da göreceğiniz üzere, piknikçilerin arasında dolaşıyor, piknikçilerin attıkları şeyleri yiyor ve oralardan ayrılmıyorlar. Konuştuğumuz görevli biraz da dert yanarcasına olayı şöyle özetledi; "Aslında burada yaban hayatı beslemek yasak, misafirlerimiz böyle yapınca onlar da doğal ortamlarından uzaklaşıp buralara iniyorlar, istemediğimiz bir durum ama engelleyemiyoruz." 

Şimdi sadece tabelalarda görebildiğimiz Anadolu Parsı'nın en son temsilcisi de Beypazarı'nda vurulmuş. Trajik bir şekilde nesli tükenen Anadolu Parsı'nın canlı olarak son görüldüğü yer de burası. 

Aşağıda Dilek Yarımadası'nda çekilmiş bazı fotoğrafları ekleyerek bu yazıyı sonlandırırken, arada bir, bir kaç günlüğüne de olsa böyle yerlere kaçıkaçıvermek lazım diyor, böyle milli parklarımıza gereken önemi ve ilgiyi göstermek gerektiğinin de altını çizmek istiyorum. Hatta çizeyim; böyle milli parklarımıza gereken ilgili ve önemi göstermek, onları korumak ve yaşatmak lazım.

  








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Merhaba!

Bir şeyler yazmak istiyorsan buraya yazabilirsin.